Bugun...
pendik escort
Yeni Osmanlı diyenler, eskiyi de öğrenmeli

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Günümüzde hala Osmanlı ile Türkiye’yi kıyaslayıp, Cumhuriyeti kuranları ülkeyi geri götürmek ile suçlayanların cahilliklerine şaşıyorum.

Osmanlı’nın kuruluşundan, Sokollu Mehmet Paşa’nın ölümüne kadar süren yükselişi, 1600’lerden itibaren duraklamaya, ardından da gerilemeye dönüşmüştü.

Evet, nerede ise 600 sene hüküm süren bir ailenin mirasçısı olduk.

Peki, cahillikle konuşan bugünün Osmanlıcıları bunları bilmez mi?

Korkarım bilmezler. Çünkü okumuyorlar. Çünkü araştırmıyorlar.

Ama yanlış bilgiler ile halkı, yani bizleri üstelik fütursuzca kandırıyorlar. Kandırmaya çabalıyorlar.

Sade vatandaş tamam da ya gazetelerde köşe yazan, TV’lerde boy gösterenlere ne demeli?

Aslında bizim sonumuzu getiren hadise İstanbul’un fethidir. Kızmayın hemen canım devam ediyorum. Çünkü bu fetih Rönesans ve Reform hareketinin ateşleyicisi olmuş. Koyu bir taassup ile dinin baskısı altında yok olmaya yüz tutan Batı, yeniden dirilme yoluna adım atmıştır.

İstanbul fethedildikten sonra Bizans mirası ile dünyanın gözünü korkutan Osmanlılar, sonrasında bir cihan imparatorluğu kurdular. Yavuz Sultan Selim ile 3 kıtaya yayılan imparatorluk, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Avrupalıların korkulu rüyası haline gelmişti.

İşte Süleyman’ın Muhteşem namı da bu dönemde yürüttüğü mükemmel diplomasi ile gelmiştir. Tabi Avrupa’nın gözünü korkuttuğu kadar boyaması da bu dönemin eserleridir. Halkın başkentteki zenginliği, esnafın varlığı, her şeyin bolluğu ile İstanbul, bugünün New York, Londra ya da Paris’i gibi çekim merkezi olmuştur. Fakat sadece tüketen, ekonomisi tamamen savaş ganimetlerine dayalı bir yapı, giderek daha da çok taassuba dayalı rejim ile yerinde sayarken, karşısında sanayi devrimi ile gittikçe güçlenen Avrupa’nın gelişip, kuvvetlenmesine de seyirci kalmıştır.

Bize dayatılan, her gün anlatılan, kafamıza kakılıp nankör olmakla suçladıkları o imparatorluk aslında Yavuz ve Kanuni devridir. Köprülere adının verilmesi, sürekli anlatılıp gözümüzün boyanması da bundandır. Ancak Türkiye’nin doğduğu Osmanlı artıp bitap düşmüş, kasabalarında, Anadolu’sunda sanayinin hatta eğitimin dahi olmadığı, harap ve bitap düşmüş bir ülkedir. İmparatorluk elden gitmiş, yerine sadece devlet kalmıştır. Devlette sadece 1 kişiye ya da sülaleye dayalı olunca hatalar, kayıplar ülkenin sonunu getirmiştir.

Sormak lazım Yeni Osmanlıcılılara… Arkadaşlar sizin Osmanlı diye önümüze koyduğunuz yapı hangisidir? İngilizlerin hâkimiyetine boyun eğen son dönem Osmanlı Devleti mi? Yoksa atası, dedesi Kanuni Sultan Süleyman dönemi mi?

Açıkçası günümüz dünyasında savaş ganimetleri elde ederek ayakta duran tek ülke ABD, belki yancısı da İngiltere’dir. Bu devletler gözlerini Orta Doğu’ya dikmiş, istikrarsız kalması için her gün bir çomak sokarken, tek demokratik ülke olan Türkiye Cumhuriyeti tek adamlığın mutlak hâkimiyetine girmekle bir bilinmeze doğru sürüklenecektir.

Nasıl ki Kanuni Süleyman sonrasında oğul Sarı Selim imparatorluğu idare edememiş ama tek adam olarak saltanat sürmüş ise, günümüze kadarki ülke yöneticileri de Atatürk’ün kazanımlarını hor görmüş, hor göstermiş, onun mirası üzerinden halkın tüm kazanımlarını heba etmektedir.

Osmanlı sonrası Anadolu’da sadece 2 fabrikamız vardı. Kasa tamtakır, borçlar için Düyun-u Umumiye tepemizdeydi. Yani bir kişiye ve aileye dayalı monarşi, açılan meclisler ile demokrasi gibi sunulsa da ülkeyi sadece geriye götürmüş. Adı anılmayacak devletlere dahi borçlandırmıştı.

Atatürk’ün idaresindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk 5 yılda sağladığı büyüme yüzde 79 olmuştu. Neden mi? Çünkü devlet eli ile fabrikalar kurulmuş. Tarım yapsın diye insanlara hazine arazileri dağıtılmış. Çiftçiye toprağı verimli kullanması için eğitimler verilmişti. Bunların ekonomiye yansıması dünyada kıskanılacak bir büyüme getirmişti.

Bugün de büyüyoruz. Ama devletin elinde gelir getiren nerede ise tüm kurumları hızla kaybediyoruz. İstihdam azalıyor. Ekonomi zaafa düşürülüyor.

Bana bu haller, aynen Osmanlı’nın son dönemlerini hatırlatıyor. Tüm varlıklar tek elde toplanıyor. Borçlara ve sarayın taleplerine harcanıyordu. Bugün de durum çok farklı değil. Yeni Osmanlı’yı kurmak, ülkeyi tek adam rejimi ile daha iyi yerlere taşıyacaklarını düşünenlere duyurulur.

Onlardan sonra milleti toparlayacak bir Mustafa Kemal vardı. Şimdi yok. Ancak, ülkeyi tekrar esenliğe ulaştırmak isterseniz, Nutuk var, Atatürk ilkeleri var. Uygulamanız yeterli.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 6 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
403 Forbidden

403 Forbidden


openresty
escort escort bayan bayan escort izmir escort anal porno tecavüz porno türk porno jigolootr.com mp3dinlemuzikdinle.com escort bursa
porno YUKARI antalya escort