Bugun...
pendik escort
Sevsinler bizim DEMOKRASİmizi

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Öncelikle Adil Seçim palavralarını bir kenara koymak isterim.

Milletimiz sosyal medyadan yazıyor;

“Adil seçim isteriz!”

“Adaletli seçim olsaydı, bu oylar çalınmazdı!”

“YSK’nın kararını tanımıyoruz!”

***

Yahu tanısan ne? Tanımasan ne?

“Atı alan Üsküdar’ı geçti” diyorlar. Sana da eşeği Niğde’ye sürmek kalıyor. Bor’dan hiç bahsetmeyeyim. CHP’nin Borlu Niğde milletvekili Sayın Ömer Fethi Gürer’in nüktesi ile seçim sonuçlarına hafif de olsa renk geldi ya onu hatırladım.

Bir kere OHAL ortamında yapılan seçim kadüktür, geçersizdir. Siz onu bırakıp seçim sonuçlarına odaklanıyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde baskı altında, özgürlükler kısıtlanmışken seçime gidilmez. Hatta gidilemez.

Ülkede OHAL nasıl ilan edildi. Tabii ki Anayasa hükümlerine dayanarak yapıldı. Nedir o Anayasa hükmü derseniz buyurun:

Anayasa’nın 120’inci maddesi şöyle: “Anayasa’yla kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan bakanlar kurulu, Millî Güvenlik Kurulu’nun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.”

Şimdi sormak gerekmez mi…

Saygıdeğer ülke yöneticileri, OHAL ilan etmeye yetecek kadar ciddi karışıklar içinde iken bu ülkeyi nasıl oldu da bir seçime götürdünüz. Yaptığınız referandumda, iktidar ve muhalefetin meramını halka tam anlatması için hangi olağan şartlar vardı? Madem şartlar olağandı. O zaman neden OHAL kaldırılmadan bu referandum yapıldı?

Ülkede ne kadar muhalif olan ya da olabilecek TV, Gazete ya da mecrası varsa kapatılmış ya da kapatılma tehdidi yaşarken, muhalefete söz hakkı vermeyi lütuf sayan mevcut medya ile nasıl da demokratik bir seçim yaptık değil mi?

Sevsinler bizim demokrasimizi!...

Büyük kentler dahil ana caddelerde “Hayır” pankartları asıldığı gün toplanırken, “Evet” pankartlarına dokunmanın dahi suç sayıldığı, “Hayır” temalı toplantıların yapılmaması için otel ve salon sahiplerinin baskı altına alındığı, ama söz konusu olan “Evet” e destek ise her kapının açıldığı bir propaganda dönemi yaşadık.

Hayır demenin suç sayıldığı, “Hayırlı olsun” demenin nerede ise yasaklandığı, hayır dediği için işten atılmanın normal görüldüğü bir dönemden bugüne geldik.

Başka bir ülkede aynı baskılar insanları çileden çıkarıp, sokaklara dökebilirken, yine de “ülkenin birlik ve bütünlüğüne zarar vermeyelim” diyen, ülkesini sevdiği için her şeyi sinesinde eriten ama yine de “Hayır diyenler haindir” nitelemesine maruz kalanların vatanseverliğini artık kimse tartışmasın.

Ülkede her şeyi tartışabiliriz ama bu cephenin vatanseverliğini, milliğini ve demokratlığını tartışamazsınız.

Açıkça söylüyorum. Vatanım, bayrağım, milletim kimsenin öz sermayesi değildir. Bu kutsallarımızı babasının malı gibi kullanmak hiçbir siyasi hareketin harcı değildir. Kaldı ki siyasi düşüncesi ne olursa olsun, milleti birbirine düşürmeye çalışmak ihanetin en büyüğüdür.

Sonuç olarak; Asıl bizlere hain diyenler haindir.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



3 + 8 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
403 Forbidden

403 Forbidden


openresty
escort escort bayan bayan escort izmir escort anal porno tecavüz porno türk porno jigolootr.com mp3dinlemuzikdinle.com escort bursa
porno YUKARI antalya escort