Bugun...
Parti içi kavga mı? Yok daha neler!

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, “Parti içi mücadele, parti içi kavga... Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğim. Kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağım" dedi.

Güzel söyledi. Hoş söyledi. Bence bugüne kadar edilmiş en doğru laftır ama uygulaması zor bir laftır. Umarım dediğinin ardında durur da gereğini bundan sonra yapar.

Tam 8 yıl bitti 9 yıla girdik. CHP Kartal’da belediyede iktidar olarak yoluna devam ediyor.

İşin tuhafı belediyeyi alan CHP, her genel seçimde AK Parti’nin açık ara arkasında kalıyor.

Yani Altınok Öz aday iken CHP’ne mühür vuranlar, onun olmadığı listelere oy vermek yerine partilerine sadık oluyorlar.

Bunun sebebini araştırmak yerine, “Altınok Öz ile kazanıyorlar” diyoruz diye bize sövüyorlar. Gerçek ortada iken onu söyleyene kızmak nedendir? Bize kızmak yerine, Başkan Öz’ün kullandığı dili, kurduğu ilişkileri, yaptığı işleri izleyip, kabullenip, sahiplenselerdi, belki bugün çok farklı bir Kartal olurdu.

Yine işin daha da garibi bunları yapanların birçoğu ortada ben partiliyim diye gezmiyor mu? Anlamak mümkün değil.

Buradan söylüyorum. Partili belediye başkanına sayıp sövenler, elde kanıt yokken iftiralar ile yüklenenler, eldeki en az 2000 CHP’li ailenin iş kapısı olan Kartal Belediyesi’ni gün gelip de kaybederler ise ne dediğimi, neyi anlattığımı ve çabamı daha iyi anlayacaklar.

Sayın Kılıçdaroğlu, vaat ettiği kapıya koyma işlerine Kartal’dan başlar ise memnun oluruz.

***

Geçtiğimiz referandumda gördük.

Aynı amaç doğrultusunda, kavga etmeden yüründüğünde ciddi bir güç olunabiliyor.

Fakat daha referandumun resmileşmediği şu günlerde CHP’de hem de üst düzeyde “Partili Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?” tartışması başladı. Yetmedi. Sayın Deniz Baykal çıktı CNN TÜRK’te “Kemal Bey aday ise şimdiden açıklamalı” diye bir söz ediverdi. Nerede ise” o değilse ben adayım” diyecek gibi konuşuyordu ki araya “Abdullah Gül olabilir mi?” sorusu girdi. Kaynadı.

Partili Cumhurbaşkanlığı fikrine en başından bu yana çatan, kabul etmeyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözü etmeyeceğini bildiği için mi söyledi, yoksa gerçekten saf mıdır bunu irdelemek lazım?

Kim ne derse desin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu partinin beklentilerine uygun bir siyaset dili kullanıyor. Aşırı hırçın tavırlar yerine, daha düzgün bir dil ile konulara çözümcü yaklaşımlar içeren sözler söylüyor. Ancak, onun genelde estirdiği olumlu rüzgâr, yerelde hoyratça eziliyor, heba ediliyor.

Geçtiğimiz seçimde her ilçeden ses yükseldi. Kartal’dan da aynı sesler çıktı. Herkes “Biz başardık. Oyları yükselttik” dedi. Oysa alınan başarıda ki bu tartışılır kimse tekil paya sahip değil, bu iş organizasyon başarısıdır. CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Cemal Canpolat başta tüm örgütün başarısıdır. İstanbul’dan çıkan Hayır oylarında örgütün emeği vardır demek başka, “Biz yaptık” demek başkadır. Sen, ben kavgası bu partiyi bu hale getirmiştir. Bunu anlayıp, baltaları gömerek, gerçekten siyaset yaptıkları gün başarı da gelir. Ortaya hedef, iddia koymak yerine kelle koymak basitliktir.

Ülkede Cumhuriyet’in değerleri, kazanımları bir bir elden gidiyor diye hayıflanmak yerine, temiz ve ilkeli siyaset yapmak akla gelirse, o zaman iktidarın karşısında güç olunacağı açıktır. Tersine iş yapıp, sonra da “şunun yüzünden kaybediyoruz?” diye hayıflanmak sahtekârlıktır.

***

Son olarak…

Köşe yazarı sorar. “Hafta sonu törenlere CHP ilçesi neden katılmadı?”

Partilisi belediye çalışanı: “Belki daha mühim işleri vardır” der.

İl Başkan Yardımcısı cevap verir: “Üzerinize vazife olmayan konulara bu kadar özveri göstermenizi anlamakta güçlük çekiyorum. Belediye aramıza nifak sokmayın.”

Köşe yazarı paylaşımı kaldırır. İlçeden hala tık yoktur!

İşin özü budur.

“Kendi eylemlerinin sorgulanmasına dahi tahammül edemeyenler, ülkeye karşı yapılan eylemleri sorgulamaya hak sahibi olamazlar. Kendilerine sorulanlara açıkça cevap vermek yerine, partilisi olan insanları ailelerinin işi gücü, mensubiyeti üzerinden bel altı vurarak yanıtlamak, anlatmak istediğim güdük siyaset anlayışının en bariz örneğidir.”

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



7 + 9 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort