Reklam
Bugun...
Reklam
Biatçıya kızıp Bidad edenler

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Olağan Kurultay takvimini başlattı. Mahalle delegelerinden başlayarak, Genel Başkan makamına kadar partinin her noktasında bir değişim olması ihtimali gündemdedir.

Tabii ki bundan Kemal Kılıçdaroğlu gider anlamını çıkarmayınız. Aksine yerini sağlamlaştırabilir.

Zaten yazımızın konusu da partinin tepesi değil tabanıdır.

Son günlerde sohbet ettiğim CHP üyelerinin temel tepkisi üyelikler konusunda birleşiyor. Her ilçede ta Deniz Baykal döneminden bu yana yapılmış ama aslında “Naylon” diye tabir edilen çok sayıda üye olduğunu belirten bu dostlarım, partide yüzlerin değişmesine rağmen, makus talihin değişmemesinin sebebini de bu yapıya bağlıyorlar. Üyeler sıfırlanmadıkça dirlik olmaz diyorlar.

Mahallelerden seçilen delegeler ile başlayan süreç aslında önemli bir fırsatken, bu konuda hiçbir adım atılmaması ana muhalefet olarak görünen bu köklü harekete aslında en büyük darbeyi indirmektedir.

Bakınız; CHP Tüzüğünden aldığım şu metni okuyunuz.

B) Parti Üyelerinin Hakları

a. Parti içi seçimlerde parti organlarına aday olmak, seçilmek.

b. Parti içi seçimlerde oy vermek, seçmek.

c. Genel ve yerel seçimlerde aday adayı olmak, aday olmak, aday seçilince parti listesine katılmak.

d. Parti içi toplantılara, çalışmalara ve üyesi seçildiği kongrelere katılmak, düşüncelerini ve dileklerini bildirmek, Partinin yerel ve genel politikalarının oluşumuna katılmak.

e. Parti ile ilgili bilgi istemek.

f. Haksızlıklara karşı savunulmasını parti örgütünden istemek.

İlk maddeyi düşünmek herkesin hakkı bile olsa, gerçek demokrasilerde hiç sorun olmayan aday olma konusu, ülkemizde partinizden dışlanmanız için yeterlidir.

Oy verirken kendi özgür iradeniz ile istediğiniz kişi ya da ekibe oy vereceğinizi deklare etmeniz partinizden dışlanmanız için yeterlidir.

Genel seçimde, yerel seçimde aday adayı olmanız partilileriniz ile münasebetlerinizin bozulmasına hatta partinizden dışlanmanız için yeterlidir.

Örgüt toplantılarına katılabilirsiniz. Ancak, kürsüye çıkıp görüş bildirmeniz pek mümkün değildir. Eleştiri sunacağınız kesin ise size sıra asla gelmeyecektir.

Parti ile ilgili bilgi istemek, yönetime açıkça hesap sormak anlamına gelir ki gerçek demokrasilerde bu talep memnuniyet yaratırken, bizde dışlanmanın yeterli koşuludur.

Haksızlıklara karşı savunulmayı isteme konusuna hiç girmeyeceğim. Birinden sizi savunmasını isteyecekseniz, önce onun üye hukukuna saygı göstermeniz, onu itip kakmamanız, normal bir insana yaptığınız muameleden farklı davranmamanız gerekir. Bunun adı da samimiyettir. Samimiyet var ise birlik de olunur.

Bu uygulamaların partililerde yarattığı hasarı anlamak için örgüt toplantılarına bakmak yeterli değil midir? Mesela Kartal’da partinin 12 bin üyesi olduğu söyleniyor ama bu toplantılara katılan insan sayısı bazen 100’ü bulmuyor. Nadiren 200-300 kişi ile toplantılar yapılıyor.

Diyeceksiniz ki bu durumun kusuru mevcut ilçe yönetiminde midir?

Aslında hayır! Gelenek böyle diyerek, kendilerinden öncekilerden farklı davranmamaları aslında bilinçli seçiciliktir. Üyelikler sıfırlanıp, parti yenilenmedikçe, bu davranış hali gayet normal karşılanmalıdır.

Haksızlık ettiğimi düşünenler olacaktır. Ancak, ne bir kişiyi, ne de bir ekibi hedef almadan söylüyorum. CHP’nin parti içinde gerçek demokrasiyi inşa etmeden, ülkede demokrasi istemesi abesle iştigaldir.

Ne demişler; “Önce kendi kapının önünü süpür, sonra komşuna pis de!”

Biat edenlere kızanlar, bidad hükmettiklerinin farkına varmadıkça bu işler düzelmez…

Bidad ne mi? Adaletsiz, Zalim…

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 2 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno izle YUKARI