Reklam
Bugun...
Reklam
Atamıza saygı...

Murat Kapan Murat Kapan
Murat Kapan
facebook-paylas
 


Bu seferki yazıma başlarkan iki çift sözüm olacak dostlar;

Bir söz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e hakaret eden sözde tarihçi "hırkasını" giymiş meczuplara,

bir sözde bunları tanımadan, araştırmadan alıp ilçemize konuşma yaptırmaya getireceklere.

 

Gündemimizi işgal eden ve hepimizi hem üzüntü,

hemde kızgınlığa götüren bu olayı yaşatanlardan birisi olan (ismini buradan yazmaya bile tenezzül etmeyeceğim bir zavallı olan) sözde tarihçi bu meczup geçen yıl Maltepe'de Ramazan etkinlikleri çerçevesinde Belediyemiz tarafından davet edilmiş,

konuşma yapması istenmiştir.

 

Duyarlı Maltepe Halkı bilhassa bu sözde tarihçiyi

hemen tanımış ve şiddetle konuşma yapmasını engellemek istemiştir.

 

Hatta bizzat bende bu haklı tepkiye destek vermiş,

o meczup tarihçinin tanıtım panosunda bulunan isminin üzerine "Türkiye Laiktir Laik Kalacak" yazılı başkaca bir çıkartmayla kapatmıştım.

 

Artan bu tepkiler üzerine Belediyemiz yaptığı yanlışı fark etmiş ve gereken düzeltmeyi yaparak

meczup tarihçinin programını iptal etmişti.

 

Buradan bir kez daha Belediyelere, Kurumlara,

Sivil Toplum Kuruluşlarına da seslenmek istiyorum;

Davet ettiğiniz kişiyi iyice araştırınız, iyi tanıyınız.

İnsanlara da daha sonra "aldatıldım" demek zorunda kalmayınız.

 

Kendimizden, içimizden başladım söze

şimdide o meczuplaradır yazacaklarım,

hatta bir öykü, birde kısa yaşanmışlıkla anlatayım düşüncelerimi.

 

 

"Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek,

kanadını bir dervişin kırdığını söyler.

Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır.

Ve ona sorar;

“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”

Derviş kendini savunur;

“Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim.

Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı.

Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı,

o esnada kanadı kırıldı.”

 

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki;

“Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın?

O sana sinsice yaklaşmamış.

Sen hakkını savunabilirdin.

Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun?”

 

Kuş kendini savunur.

“Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım.

Avcı olsaydı hemen kaçardım.

Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez,

bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.”

 

Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.

“Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder.

 

Kuş o anda;

“Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır.

“Neden” diye sorar Hz. Süleyman.

 

Kuş sebebini şöyle açıklar;

“Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar...

Siz en iyisi mi, bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkarın...

Çıkarın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.”

 

Derviş zannedilen,

ama derviş olmadıkları ortaya çıkan,

Tarihçi olduğunu iddia edip,

Tarihçi olmadıkları ortaya çıkan, 

hırkaları ve üzerlerindeki Laik, Çağdaş elbiseleri çıkarılmalıki, tüm insanlar bunları tanısın,

gerçekleri öğrensinler...

 

 

 

Kıymetli dostlar bu utanmazların zaman zaman

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e "dinsiz" demeleride

zavallı olduklarını ortaya çıkarıyor.

Bu insafsızlar,

bilinen gerçekleri ise türlü yalanlarıyla çarpıtmaya çalışmışlar ama ne dün nede bugün başarılı olamamış,

asla olamayacaklarda.

 

Bu yaratıklar ne dinimizi ne gerçekleri bilmemektedir, kendileri gibi düşünenler olsun diyede

ortalıklarda konuşmaktadırlar.

Ama gerçekleri asla karartamazlar, değiştiremezler.

Atatürk bu meczuplar gibi değilde dini gerçekten,

doğru ve inanarak yaşamış

yaşatmaya özen göstermiştir.

 

 

İşte bu nedenle  Kuran-ı Kerim kitabını eksiksiz ve doğru olarak Türk Milletinin daha doğru ve iyi öğrenmesi için Elmalılı Hamdi Yazır’a tefsir ettirmesi ile belli değilmidir.

 

Atatürk Balıkesir’de Cuma namazı öncesi verdiği hutbede konuşmasını bilmeyen varmıdır.

 

Öyleyse okuyalım;

Atatürk, Zağnos Paşa Cami Hutbesin de cemaata şöyle seslenmiştir:

“ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür.

Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz  Efendimiz Hazretleri,  Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur.

Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir.

 

İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz,

son dindir, mükemmel dindir.

Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir.

Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır."

 

Yazımın sonunda sizlerin adınada soruyorum,

kime mi soruyorum?

Tabi ki,

Atatürk düşmanlarına soruyorum;

Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı şimdi haliniz nice olurdu...





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 8 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno izle YUKARI