Bugun...
TANRI ANLAYIŞLARI EKSENİNDE BİREYİN PSİKOLOJİSİ

Bülent IŞIK Felsefeye dair
gizemleo@gmail.com
facebook-paylas
 


Bilindiği üzere Tanrının  varlığı ile ilgili temelde dört ana yaklaşım vardır. Bunlar ateizm, teizm, deizm ve agnostisizm’dir. Bu yaklaşımlara  kendini yakın hissedenlere de sırasıyla ateist, teist, deist ve agnostik denir.

             Bir yaratıcının  var olmadığının kabulü o insanın ateist olduğunu; bir yaratıcının var olduğunu  vahyedilmiş bir dini referans göstererek kabul, o insan’ın teist olduğunu, bir yaratıcının var olup olmadığı ile ilgili insan  aklının bir hüküm  veremeyeceği kabulü ise o insanın agnostik olduğunu ve son olarak, bir yaratıcının varlığını tüm vahyedilmiş dinleri ve oların öğretilerini reddederek kabulü o insanın deist olduğunu ifade eder.

           Halihazırda biz hepimiz, her birimiz bu farklı dört kavrayış-kabul biçiminin herhangi birisinin ürünüyüzdür . Ve bu farklı kavrayış- kabül  biçimleri aynı zamanda her birbirimizin  farklı farklı ruh halleri içinde olmamızın da  nedenidir.

          Ruh halimiz  ile ilgili  söylenebilecek  herşey  ise kaygı kavramıyla  ilintilidir. İnsanoğlunun  en temel kaygısı,  ölüm gerçeği ile sonlu  olup olmama  bilirsizliği’dir. Bu anlamda bir kaygıyı, her ateist, her teist, her agnostik  ve de  her deist  farklı farklı  dozlarda da  olsa sürekli yaşar.

             Evrende bir şey ya vardır ya da yoktur. Üçüncü  bir oluş halinden bahsedilemez. Bir şeyin varlığı veya   yokluğu aklın  veya inancın konusu olabilir,  bu sözü edilen  şeyin  yine var  veya  yok olduğu ile  ilgilidir  yine de. Bu anlamda ateistler bir yaratıcının  olmadığını,  teistler ise olduğunu söyleyecektir. Bu her iki söylem, kendi  içinde  bir kesinliliği önceler. Kesinlilik  algısı, insan  ruhunun, kaygı  kapasitesini biçimlendirmesini  ve onu yönetibilmesini sağlayacaktır. En azından bu konular ile ilgili  kaygı eşiği yüksek olacaktır. Birazdan bahsedileceği üzere, agnostiklerden ve deistlerden daha huzurlu olacaklardır. Bir ateist, Lukretius’un  söylediği gibi “ölüm varken biz yokuz, biz varken ölüm yok; o halde ölümden korkmaya hacet yok.” diye  düşünecek,  bir teist de “Biz sizin, dünya hayatında da, ahirette de dostlarınızız. Cennette sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada sizin istediğiniz herşey var.”(Fussilet31)diyebilecektir.

                 Agnostikler ise, içten içe bilirler agnostik olunabileceğini ama agnostik kalınamayacağını. Bu bilme hali ile  birlikte,  var ya da yok  sıkalasının ne tarafında olunması gerektiği ile ilgili,  sürekli ötelenmiş sorgulama sürecini, eşanlı olarak yaşarlar  ve çoğu  zaman bu süreç  bilinç altına itilir.  Görünürde hissedilen  huzurun hemen arkasında kocaman  bir huzursuzluk  hali  söz konusudur. Zira,  ölüm  ve sonrası ile ilgili temel  kaygı  en diri haliyle  hemen yanıbaşındadır onun.

          Deistlere gelince  onlar ,bilindiği üzere “doğal din ”dedikleri , kendi iç dünyalarında oluşturdukları dinleri  ile bir  yaratıcının  varlığını  kabüle  ulaşırlar.  Vahyedilmış   dinlerden haberdardırlar, zira   kendi inançlarını  onların reddiyle  meşrulaştırırlar.  Vahyedilmiş dinlerden doğal  dine giden bir süreç, bir  akıl yürütme  söz konusudur. İnançlarının, kesinliliği bir  ateist ve teist kadar belirgin değildir  çünkü referansı  yoktur. Deistler diğer Tanrı anlayışları yaklayışımları arasında  en yalnız olanlarıdır. Bu  anlamda  aslında en kaygılı, en huzursuz olan kesimdir.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 9 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort