Bugun...
ANLAMA İSTEĞİ ÜZERİNE

Bülent IŞIK Felsefeye dair
gizemleo@gmail.com
facebook-paylas
 


Her birimiz yaşamımızın farklı farklı dönemlerinde de olsa bir biçimde metafiziğe dair konular ile ilgili belirgin bir anlama isteği içinde oluruz. Bu anlama isteğimiz nedensiz değildir, çünkü insan fıtratı bu isteği içerir. Bizler gördüğümüz ve veya anladığımız olgulara inanırız, inanma ihtiyacı ise yaşama tutunmanın kaynağıdır.

Evren nasıl yaratıldı? Olup bitenin arkasında bir irade veya anlam var mıdır? Ölümden sonra hayat var mıdır? gibi metafizik eksenli soruların yanıtını bilmek isteriz. Bu anlama isteğini ötelediğimiz dönemler de olur hayatımızda. Bunu bilinçli yaparız çoğu zaman, olası soru ve cevaplarıyla yüzleşme cesaretimizin olmadığı dönemlerdir o anlar. Değişmemiz gerekebileceğine dair ihtimallerin olabileceği sezgisiyle bir miktar ürkeriz bu tip yüzleşme süreçlerinden. Buna rağmen er ya da geç bir gün ötelediğimiz bu anlama isteğimiz su yüzüne çıkar ve olup biteni sorgulama noktasında ısrarcı olur.

Metafiziğe dair olguları anlama süreci evren ve evrendeki tüm varlıkları dikkate alan bir bakış açısıyla işe başlar. Einstein buna “Hayatı yaşamanın iki yolu vardır; Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek ,diğeri ise her şeyin mucize olduğunu düşünmektir “ der. Bu başlangıç bakış açısının alternatifi yoktur. Ya her şey mucizedir ya da hiçbir şey mucize değildir. Bu soruya verilebilecek yanıt tamamen bireyseldir. Bir başka deyişle, sizin için bir başkası sizden sizin düşündüğünüzün tersini bekleyemez.

Eğer hiçbir şey mucize değildir görüşüne vardıysanız Tanrı vardır. Kabulüne, her şey mucizedir görüşüne vardıysanız Tanrı yoktur kabulüne ulaşmış olursunuz. Bu birbirinden farklı kabullerin de farklı yaşam biçimlerini beraberinde var edeceğini anlarız. Bir kısmımız Ludwig Wittgestein gibi düşünüp “ Uzun seneler daha yaşayamayacağımı bildiğim halde gelecekteki bir hayatı hiçbir zaman düşünmemem tuhaf değil mi? Var olan tüm ilgim hâlâ bu hayatta ve bu yazabildiklerimde….” derken bir kısmımız da teolojinin bize söylediklerini dikkate alacağız, söz gelimi “ Ey iman sahipleri! Size ne oldu ki? “ Allah yolunda seferber olun” denilince yere çakılıp kaldınız. Ahiretten vazgeçip iğreti hayata mı razı oldunuz? O iğreti hayatın nimeti âhiret yanında pek azdır.(Tövbe Sûresî 38.ayet)

Görüldüğü üzere , anlama isteğimiz farklı kabulleri , farklı kabuller de farklı yaşam biçimlerini belirleyerek sonuçta varlığımıza farklı farklı da olsa bir anlam yüklememize neden olmuş olur.

Bülent Işık’ın diğer yazıları için: www.bulentisik.com





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 2 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort